17 Kasım 2017 Cuma

KİTAPLAR, HAYATLAR, DERSLER...




Bir şeyleri gerçekten deneyimlemenin farklı olduğu açık. Bununla birlikte, başkalarını gözlemlemenin yararı da büyük. Meselâ acılar yaşamış ve  bu acıyı başkalarına taşıyarak sempati arayan birisini gözlemlediğinizde bunun çözüm olmadığını anlayabilir ve acı çektiğinizde daha farklı bir tutum sergileyebilirsiniz.

Aynı dersi kitaplardan da alabileceğimizi düşünüyorum. Söz gelimi bu aralar Emile Zola’nın “Meyhane”adlı eserini okuyorum. Romandaki baş karakterin olgunluğu ve onunla didişen kimi karakterlerin insanların basitliğini dışardan seyrediyorum. Çok ders aldığımı söyleyebilirim.

Aldığım bu dersleri, gerçekten tatsız birisiyle karşılaştığımda uygulayabileceğimi garanti edemem. Fakat uygulayabilirim de. Çünkü okuduğum şey, bir hayal ürünü olsa da, gerçek yaşamda karşılığı var.

Kitaplar, gerçek veya kurgu hayat numuneleri içerirler. Harita arazinin kendisi değildir, doğru. Fakat bir haritamız olması veya edindiğimiz bilgilere göre bir harita çizmiş olmamız arazide işimizi kolaylaştırabilir. Meselâ eskiden tıp öğrencileri için hazırlanan kocaman anatomi atlasları vardı, belki şimdi de vardır, bilmiyorum. Kâğıttan yapılmış bir kitaba çizilmiş ve insan bedenini tasvir eden resimler; kan, et, sinirler vs. gibi şeylerden oluşan insan bedenini ne kadar yansıtabilir? Şimdi bunların bilgisayar programlarıyla 3 boyutlu canlandırmaları da yapılıyor. Elbette, bunlar da insan bedeninin aynısı değiller. Ama doktorlar, tıp öğrencileri bunların çok yararını görüyor. Tıp öğrencileri, bir gün gerçek bir bedenle karşılaştıklarında, konuya tamamen hâkim olmasalarda, hiç değilse bütünüyle yabancı olmuyorlar. Bir konu veya nesne veya insan tipi veya insan davranışı karşısında kontrolü tamamen ele alamasak da, o duruma tamamen yabancı olmamak da bir avantajdır. 

Elbette gerçek yaşamları gözlemlemeye devam etmeliyiz. Fakat bir yandan, okumaya da devam edin. Bir romandaki babanın olgunluğu, bir hikâyedeki annenin şefkati, diğer bir eserde yer alan, acı çekmiş, ama insanlara karşı nazik olmaya devam eden veya en azından bu konuda çaba gösteren birisinin tutumu size ders verebilir. Onlar hayal ürünü olabilirler, fakat onlardan ders alınmayacağını kim söyleyebilir.

Üstelik güzel kitapları okumaya devam ederseniz, bu türden karakterlerle sıklıkla karşılaşırsınız; belirli şeylere sık maruz kalırsanız, yabancı dilde öğretimindeki bir terimle, bunları sadece öğrenmekle kalmaz, aynı zamanda “edinirsiniz” yani, ruhunuza sinerler. Tutumunuz yapay da olmaz, ruhunuza sinmiş olduğu için gayet size ait olur.

Okumaya devam.
 ------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------

11 Kasım 2017 Cumartesi

OTOBÜSTE - METRODA OKUMAK KEYİFLİDİR! (KENT YAZILARI - İKİ)


                                         (Marmaray seferlerimden bir görüntü.)

Bir zamanlar otobüslerde, vapurlarda, hatta minibüslerde çok kitap okuyordum. Ciltlenmiş dergiler bile okudum. Hatta otobüste okumakla ilgili güzel bir anım da var. Taksim’e otobüsle gidiyordum. Bir ara şoförün “hadi kardeşim, in artık” dediğini duydum. Zihnim genellikle uzak ihtimalleri öne aldığı için ben şoförün otobüste sorun çıkaran birisine hitap ettiğini düşündüm. Sonra başımı kaldırdığımda Taksim’e gelmiş bulunan otobüsün bomboş kaldığını ve benden başka yolcu kalmamış bulunduğunu gördüm ve apar topar otobüsten indim!

Bir ara kitap okurken başıma ağrı girmeye başlayınca, okumaya ara verip, daha çok dinlemeye bir şeyler dinlemeye başladım. Kasetlerin yaygın olduğu zamanlardan beri dinlerim. Bunun özellikle İngilizce öğrenirken çok yararını görmüştüm. Bu sefer de Türkçe – İngilizce romanlar, konuşmaya dinlemeye başladım.

Daha sonra yeniden toplu taşıma vasıtalarında okumaya başladım. Artık başım da ağrımıyordu. Yakın zamanda ise bir kitap grubuna üye oldum; daha doğrusu sağ olsun bir takipçim beni gruba dahil etti. Programımızda bulunan kitaplarla birlikte benim gözüme kestirdiğim kitapları bitirebilmek için Marmaray ve metroda okumaya başladım ve çok keyifli oluyor. Kimi zaman durağı kaçırma tehlikesi yaşıyorum! Yüzyıllık Yalnızlık (Gabriel Garcia Marquez), Düşmüşler (Salim Ender), Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç (Hüseyin Rahmi Gürpınar), A-Z (Hakan Günday), şimdiye kadar yollarda bitirdiğim kitaplardan bir kaçı.

Sabah ve akşam kısa sürelerde de olsa, kitap okumak, insanı başka bir dünyaya götürüyor. Bir sosyal medya paylaşımımda da söylediğim gibi “metrodasın, ama bir yandan söz gelimi Meksika’dasın!” Sanki sabah ve akşam yirmi-otuz dakika için başka bir dünyaya geçiyorsun!

Sabah – akşam ulaşım vasıtalarında okumaktan söz edince, evde veya başka bir yerde okumayın demiyorum elbet. Fakat yolda okumanın keyifli olduğunu söylemeye çalışıyorum; “eğer gün içinde okuma fırsatı bulamazsanız, hiç değilse, bu sabah-akşam seanslarını kaçırmayın!” diyorum.

Okumaya devam!                          
------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------

1 Temmuz 2017 Cumartesi

NELER ÇEKMİŞİZ İNGİLİZCE ÖĞRENİRKEN!



Geçenlerde bir tanıdığımla Skype üzerinden görüşüyordum. Ben Üsküdar’daydım o ise, Amerika’da bir şehirden diğerine giden bir uçaktaydı. Görüşmemizi yazarak sürdürüyorduk. Konuşmamız da mümkündü, büyük olasılıkla.

Onunla görüşmemiz bitince, çocukluğumda evimize bağlanan telefonu hatırladım. Ev sahibimizin adınaydı ve telefon bizim daireye bağlanmıştı. Kendi dairelerinde de telefon vardı, çünkü (sanıyorum) o sıralar telefon hatları satın almak bir tür yatırımdı. Yazının bütününü okumak için bu satırı tıklayınız.
 -----------------
İngilizce Kolay Facebook
İngilizce - Yabancı Dil Öğrenmede Danışmanlık Hizmetimiz
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

20 Mayıs 2017 Cumartesi

DÜŞÜNMEK DE BİR İŞTİR

                              BİRUNİ ÜNİVERSİTESİNDE...

Girişimci ruhun teşvik edilmesi ve beslenmesi herkes için önemli. Çünkü fikirler ne kadar güzel olurlarsa – olsunlar hayata yansımaları beklenir. Girişimcilik, her zaman dile getirmeye çalıştığım bir değerdir. Bununla birlikte düşülen farklı bir tuzak da, öne çıkmanın veya medyatik olmanın sıklıkla girişimcilikle karıştırılması. Ayrıca, bütün girişimcilerin yararlandığı mentorlerin, fikir vermeyi seven, ama  göze batmayı sevmeyen insanların da bulunduğu gerçeği gözden kaçıyor... YAZININ BÜTÜNÜNE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ.
------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------


SOSYAL MEDYADA YAPMIŞ OLDUĞUM BİLMİŞLİKLERDEN SEÇMELER :)




Ateşin yakıcılığı konusundaki farkındalığınız, ateşe karşı mesafeli olmanızı sağlamıyorsa, işlevsel değildir.

Bir gün bir öğrencim "yaşınız dolayısıyla hayat hakkındaki farkındalığınız, kimi şeylerin cazibesini azaltıyor mu?" diye sordu. Ben de "azaltmıyor, lâkin filmin devamını bildiğin için uzak durabiliyorsun" dedim. (Kendi cevabımdan çok öğrencinin sorduğu sorunun güzelliğinden dolayı iletiyi yazdım.)

Kadınları anlamak yorucu, onlarla ilgili olarak anladıklarını onlara anlatmakta zorlanıyorsun.

Biraz tezgâhtarlığım var ise, onu da, öğrencilerimi, danışanlarımı kendilerindeki kapasitenin varlığını fark etmeleri veya kapasitelerinin farkında olup, tembellik yapıyor iseler, bundan vaz geçmeleri için kullanıyorum.

İnsanlarla çabuk iletişim kurarım. Lâkin şu tezgâhtarlığı da öğreneydim iyiydi. 

Prof. Dr. Aziz Sancar'ın söylemi eksiktir. Gerçek durumu acıklamıyor. "Emperyalist" Amerika'ya gitmeyip Cumhuriyet Türkiye'sinde tırmalamaya devam etseydi, Nobel ödülünü ancak ruyasında görürdü. Bunu hepimiz biliyoruz.

Sınıfta çok az öğrenci olması dışında, hiç bir zaman öğrencinin teneffüs hakkını oya sunmam. Ders arası yapmak isteyen 1 öğrenci bile olsa, derse ara veririm. Piknik yeri seçerken oylama olur; temel insanî haklarda oylama olmaz. Çoğunluk azınlığı ezemez. Hele nispî çoğunluk, geri kalanı hiç ezemez.

Nispi çoğunluğu elde etmek, seni desteklemeyenleri ötekileştirme aracı değil, onların da gönlünü alma fırsatıdır. Çünkü nispî çoğunluk suda yüzen yaprak gibidir. Bir gün burda yarın orda.

Derler ki sigara odasında sigara içmek tiryakiye keyif vermezmiş. Benim de aşk edebiyatının gereğinden fazla yoğun olduğu bir dünyada aşktan söz etmeye hevesim kalmadı. Baydı cidden....
Yazının bütününe ulaşmak için TIKLAYINIZ 

------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------


10 Nisan 2017 Pazartesi

BÜYÜLÜ ANAHTAR!


Zamanında yine böyle bir üniversitede çalışırken ofisimin anahtarını kaybettim. Yenisini almak üzere ilgili birime gittim. Oradaki delikanlı bana bir anahtar verdi ve "hocam elimde anahtar yok, ama size şu master anahtarı vereyim” dedi Ben "master" kelimesini duyduğum ve anahtarın alıştığımdan farklı olarak kılçık gibi ince olduğunu gördüğüm hâlde, o anda bizim Kırşehirlilerin deyişiyle “ayıkamadım”! Derken ofisimin olduğu kata çıktım. Baktım anahtarın şekli hakikaten değişik, alengirli! Anahtarı bizim birime ait yan yana olan iki ofiste denedim. Anahtar ikisinin de kapısını çıt çıt açtı. Anladım ki bana o kattaki ve hatta bloktaki bütün ofisleri açabilecek gayet maharetli bir anahtarı vermişler! 

Hemen sorumlu olan delikanlının ofisine geri gittim ve gülümseyerek ona "delikanlı sen ne yaptın? Bana kastın nedir?" dedim. O da şaşkınlık içinde "ne yaptım ki hocam?" dedi. Ben de "bana bütün bloktaki ofisleri açabilecek bir anahtarı vermişsin. Ben bunu sahiplensem, büyük bir sorumluluk almış olurum" diye cevap verdim. İyi niyetli delikanlı ise, "size güveniyoruz hocam" dedi. Ben de dedim ki "delikanlı güvenin için çok teşekkür ederim, ama hem beni tanımıyorsun, hem de bana bu kadar güvenmek senin yetki alanında değil. Herhangi bir tatsız olay olsa, baş şüphelilerden olurum. Kendimi savunsam, haklı olarak "hocam zamanında bu anahtarı niye alıp-bağrınıza bastınız? Siz temizlik görevlisi veya bakım-görüm ünitesinden değilsiniz, bir öğretim görevlisiniz" derler ve ikimiz de işimizden oluruz. Lütfen şu ihsan-ı şahaneyi geri al ve şu fakire sadece onun ofisini açan mutevazı bir anahtar ver" dedim. Neyse ki sadece benim ofisi açan bir anahtar yaptırdık!
------------------
Savaş ŞENEL Twitter
Savaş ŞENEL Facebook
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

İKİ YÜZ LİRANIN HİKÂYESİ


Vaktiyle Kadıköy’de sahaflara, ikinci el kitap satan ve benim için hazine dairesi gibi olan o dükkânlara bugünlerde yaptığımdan daha sık gider ve hafif küf kokan eski kitaplar alırdım. Buralara sık sık gidip-gelince, elbette kitapçı esnaflarıyla aramızda bir hukuk doğardı. Dolayısıyla, param olmadığı zamanlar, kendilerine kapıldığım kitabı veya kitapları alır,  parasını sonradan verirdim. Derken yine böyle kendimi tutamayıp-hoşuma giden kitapları bedelini sonradan vermek üzere alıp eve getirdim. Bunların tutarı 200 lira civarındaydı. Kendisine borçlu olduğum bu kalender kitapçıya gidemedim, belki bir ara param olmadı, tam hatırlamıyorum. Sonuç olarak aradan biraz zaman geçti. Daha sonra gittiğimde dükkân devredilmişti ve başkası vardı. Dükkânın sahibi benim kitap aldığım kişiyi tanıyordu ve benim borcum olan parayı sahibine ulaştırabileceğini söyledi. Ben de borcumu ona emanet olarak verdim.

Aradan zaman geçti, çocukluğumdan beri hep şenlikli ve canlı bulduğum Kadıköy’e yine yolum düştü. Derken benim borçlu olduğum kitapçı arkadaşımın yeni bir dükkân açmış olduğunu gördüm ve onunla sıcak bir sohbete başladık. Ben borcumu geciktirmiş olduğum için ondan özür diledim. Arkadaşım yüzünde sıcak bir tebessümle bana teşekkür etti ve sözlerine şöyle devam etti: “Savaş Hoca, senin bana göndermiş olduğun parayı aldığımda çok zor günler geçiriyordum. İnsanlara karşı öfkeliydim ve onlara karşı güvenimi nerdeyse yitirmiştim. Senin bana borcunu göndermen benim için umut ışığı oldu. Yani o paranın 200  Liradan daha büyük ve farklı bir önemi var. Senden gelen o para, benim yeniden insanlara güvenebilmem konusunda bir başlangıç oldu diyebilirim.” Bu cümleleri duyduğum zaman, borcumu, üstelik geç kalmış bir şekilde, ödemenin alacaklı taraf için bu denli anlamlı olmasına hem şaşırmış, hem de sevinmiştim.

Elbette borçlanmayı veya borcunu geç ödemeyi tavsiye etmem. Fakat geç de olsa, yapmamız gereken bir şeyi yapmamızın beklenmedik olumlu etkileri olabilir. Fakat geçmişe dönük olarak, üzücü de olabilir; arkadaşım kuruşa muhtaç yaşar hâlde 200 lirası bende olduğu için hayati bir fırsatı kaçırmış da olabilirdi. Meselâ acil bir durumda taksi tutamadığı için hastahaneye yetişememiş veya parası olmadığı için bütün gününü aç geçirmiş de olabilirdi. Yani görevlerimizi geciktirmemekte yarar var!

Bir dostumun dediği gibi “bir sohbetten bir yazı çıkarma alışkanlığı olan birisi” olarak, yaşadığım bu olaydan ister-istemez kimi muhteşem (!) sonuçlara varıyorum:  Birincisi az önce belirttiğim gibi, yapmamız gereken bir şeyi, geç kalmış bulunsak ve mahcubiyet duygusuyla ezilir durumda da olsak, yapmak gerekiyor. İkincisi belirli bir miktardaki paranın manevi veya efektif-işlevsel önemi duruma göre değişebiliyor.  Normal de sadece hatırı sayılır bir cep harçlığı olarak algılanabilecek bir 200 lira, kitapçı arkadaşım için başka bir önem taşımıştı.  Veya mutfağı tam takır olan evine bir şeyler alması gereken parasız bir baba için beklenmedik bir yerden gelen 200 lira bambaşka bir anlam taşıyabilir!

Paranın efektif değeri konusunda geliş yolu da çok önemlidir. Söz gelimi, ihtiyaç sahibi olmadığı hâlde insanları kandırarak para kazanan bir dilencinin kazandığı 200 liranın da, dürüstçe kazanılmış bir 200 lira ile aynı olduğunu düşünmem. Matemaktiksel açıdan aynı olabilirler; fakat sahibine getirileri, bereketi vs. gibi açılardan bakarsak, aynı olduklarına hiç bir şekilde inanamam.

Zenginliklerimizi artırma yolunu aramak gerekir. “Nasıl dua edelim? Yönetimi zor olan iki şeyden, fukaralığı mı yoksa zenginliği mi yönetmeyi isteyelim?” deseniz, elbette “zenginliği yönetmeye talip olun" derim. Fakat kazanıldığı ve  kullanıldığı yollar itibariyle manevi değeri sıfırdan düşük ve tatsız bir zenginliği hiç bir sevdiğim ve hatta hiç bir sevmediğim insan için istemem!
------------------
Savaş ŞENEL Twitter
Savaş ŞENEL Facebook
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------