3 Şubat 2011 Perşembe

SINIRSIZ ÖZGÜRLÜKLER, ÇERÇEVESİZ TABLOLAR



Hiçkimse bütünüyle özgür olamaz. Genellikle sahip olamadığı şeylere odaklanan ve sınırsız özgürlüğün ilaç değil, bir tür zehir olduğunu unutan insan doğası özgürlük türkülerini fazlaca söyler. Ben de temel insanî özgürlüklerin herkesin hakkı olduğunu düşünüyorum. Ama: "Özgürlüğün başkalarına ve kendisine zarar vermemek" olduğuna inanıyorum. Çünkü bireyin zararlı bir şey yapmasının er ya da geç başkalarına da zarar vereceğin düşünüyorum. Dolayısıyla "ben kendime zarar veriyorum, başkalarına değil" gibi söylemleri çocukça buluyorum. Çünkü insan sosyal bir varlıktır. Hiçbir şey olmasa bile, kendisine zarar vermeye devam eden bir kişi, onu seven ve önemseyen en az bir kişiye duygusal anlamda zarar verir.
Dikkat ederseniz, neredeyse bütün fotoğrafların veya resimlerin çerçeveleri vardır. Çerçeve, resmin veya fotoğrafın içinde bulunduğu uzaydan ayrılmasını; ona bakanın resme veya tabloya odaklanabilmesini sağlar. Bu durum ise resmin veya tablonun güzelliğini daha iyi görmemize yardımcı olur.
Hayatın veya davranışların da çerçeveleri, yani sınırları olur. Bu sebepten olsa gerek ki her süreci ve her ilişkiyi çerçevelemek gerekir. Bazı süreçler ve ilişkiler, çerçevelendikleri ve sınırlandıkları zaman güzel olurlar. Aslında ve büyük ihtimalle en güzel hâlleri de ve hatta tek güzel hâlleri bu "çerçevelenmiş" hâlleridir.
Hayatın da bir çerçevesi vardır. Hayatı çerçeveleyen şeyler, değerlerinizdir. Değerleriniz sizi kısıtlar, ama bu onların sizin özgürlüğünüzü kısıtladığı anlamına gelmez. Çünkü bazı şeylerin güzelliği sınırlarla gelir. Sınırı geçtiğiniz zaman yaşadığınız şey, güzel de olmayacaktır.
Kıstlamaları olmayan bir hayat, çerçevesiz resme benzer. Ona odaklanmak ve tadına varmak zor olur.
-----------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------

30 Ocak 2011 Pazar

SPONSORLUK DAVETİ



Savaş ŞENEL
Yabancı Dil Öğrenim Danışmanı, İletişim Danışmanı ve Konuşmacı
Bana karşı duyduğunuz sempatinin platonik kalmasını planlamıyorsanız,
benimle seminerlerim, web sayfalarım ve kitap çalışmalarımla ilgili olarak ortak projelerde buluşabilirsiniz:
Benim çalışmalarımı yararlı ve işlevsel buluyorsanız,
1. Beni şirket, kurum veya organizasyonunuza seminer ve eğitimler vermek için davet edebilirsiniz.
2. Kitaplarını şirketinizi tanıtmak amacıyla hediye olarak verebilirsiniz.
3. Seminerlerimden sizin şirket, kurum veya organizasyon politikanıza uygun olanlara sponsor olabilirsiniz.
4. Sayfalarına reklam verebilirsiniz.
Bunun yanında
tanıtımını yapmak istediğiniz kostüm, ofis malzemeleri, iletişim araçları veya diğer ürünlerin tanıtımı konusnda benimle işbirliği yapabilirsiniz.
Seminerlerim
“Latif-Ergonomik ve Sohbeti Çekici Bir İnsan Olmak”: İletişim becerilerini geliştirerek çevre edinmenin ilkeleri. (Söyleşi veya isteğe bağlı olarak eğitim)

"İletişimde Kişilikleri Tanımanın Getirdiği Avantajlar": Popüler Optimist, Mükemmelci Melankolik, Barışçıl soğukkanlı ve Kolerik kişilikleri tanımanın avantajları. (Söyleşi veya isteğe bağlı olarak eğitim)

"Yeniden Genç olsaydım Neleri Farklı Yapardım?": Gençlere ve kendisini genç hisedenlere hayatla ilgili ipuçları.

" Okunaklı yazarlığın ilkeleri": Her keyifle içilmez ve her yazı da keyfile okunmaz. Keyifle okunabilecek yazılar yazmanın sırları. (Söyleşi veya isteğe bağlı olarak eğitim)
-----------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------

1 Ocak 2011 Cumartesi

NE BEN YORULDUM NE DE AYI… O İNATLA BEN DE SABIRLA GÜREŞMEYE DEVAM EDİYORUZ…


Bir ayıyla güreşiyorsanız, güreş, siz yorulduğunuz zaman değil, ayı yorulduğu zaman bitermiş!
İnsan ayıyla güreşir mi bilmiyorum; belki bazı ülkelerde oluyordur. Ama benim bu sözden anladığım çok şey var:

Hedefleriniz varsa ve Türkiye gibi, (çok daha iyiye doğru da olsa) yine de bir geçiş süresinde olan ve bunun normal sancılarını yaşayan bir ülkedeyseniz, kendiniz gibi kalarak yola devam etmek, bir ayıyla güreşmeye benzer. Üstelik güreştiğiniz bu ayı, öyle böyle değil, iri cüsseli, sağlam ve inatçı bir ayıdır! Ve bu ayının adı "Popülizmdir!"

Bu ayı, heryerde karşınıza çıkar ve sizin “siz” olarak yola devam edemeyeceğinizi ve seyirciye oynamanız gerektiğini söyleyip- durur. Mesela, 6 ayda İngilizce öğrenebilme vaadini sizden isteyerek karşınıza gelen ve manipüleye açık olan insanlarla başınız derttedir. Bunu yapabileceğinizi vaad edip paralarını almak ve başarısız oldukları zaman da suçu onlara yıkmak mümkündür. Fakat bunu yapmak istemezsiniz. Çünkü bu kişilerin hayatında, önce yabancı dil konusunda ortaya çıkacak olan bu başarısızlık duygusu, sonra bütün hayatlarına yayılabilir ve bunu sadece benim bilmem bile, bana sorumluluk olarak yeter. Onun yerine, bu kişilere yabancı bir dili öğrenirken kaçınılmaz olarak yaşanacak olan doğal süreci görselleştirerek anlatmaya çalışırsınız. Çünkü onlar gerçekleşebilecek hayaller değil, bir ütopya satmanızı isterler. Hâlbuki ben hayal satarım, ütopya değil.
İşte, ayıyla güreşmeye başladığınız yerlerden birisi burasıdır.

İletişim seminerleri verirsiniz, ama dinleyenlerin bazıları ilişkilerini bir çırpıda düzeltecek, patronlarının onları terfi ettirmelerini sağlayabilecek ve sevdikleriyle aralarını hemen düzeltecek çareler vs. isterler. Ama öyle bir şey yoktur! Hedefleri güzeldir, iyidir ve de hoştur, ama iletişim becerisini ve ilişkileri olgunlaştırmak zaman ister, emek ister ve kendini donatmayı gerektirir. Ama insanlar, eğitim değil, manipülasyon isterler. Doğrucu olursanız, sıkılırlar, sihirli değnek vaad ederseniz, inanırlar. Ama siz bunu yapmazsınız ve ayıyla güreş yine başlamıştır.

Yazarsınız, yazılarınız okunur, ama pozitif olmanın zor bir yanı vardır: Pozitif ve inşacı bir yazarsanız, dikkat çekmeniz zaman alır. Sorumsuz bir tarzda ve dikkat çekici şeyleri yazabilirsiniz; kaleminiz kuvvetlidir, insanları tanırsınız ve zaaflarını da bilirsiniz, ama gelin-görün ki siz inşacısınızdır. Değerleriniz vardır, doğru-düzgün yazmaya devam edersiniz ve öyle de olmalıdır. Ama yazdıklarının neleri yıktığını düşünmeyen kişiler, hayatî konularda sorumsuzca konuşurlar; Stokholm sendromu yaşayan okurlarıyla popüler olurlar . Siz sabırla anlaşılmayı bekler ve ayıyla güreşmeye devam edersiniz!

Ütopyacılar heryerde karşınıza çıkarlar ve ayı da onların yanındadır. Günah ve ütopya “kolay pazarlanan” şeylerken, gerçekçi stratejilere dayanan hayalleri pazarlamak, hep emek ve çaba ister. Ütopya müşterileriyle gerçek ilişkiler kurmak mümkün değildir. Onların ilginç bir özelliği vardır: Onları manipüle edip-kandırabilir veya onlardan uzak kalabilirsiniz. Onlarla dürüst bir ilişki kuramaz veya dürüst bir ticaret yapamazsınız. Onlarla iş yapmanın tek yolu, onları kandırmaktır. Onları kullandığınızda, size maddî anlamda çok şey kazandırırlar. Ama bu alış-veriş bir yandan da ruhunuzu şeytana satmak anlamına da gelir. Siz ruhunuzu şeytana satmak istemezsiniz. Ayıyla güreş yeniden başlar.

Çalışmaktan yorulan insanlarla tanışırsınız; Ama bu kişilerin aileleri ve diğer ilişkileri onlardan hakları olan şeyleri; yani onların zamanlarını ve ilgilerini istemeye devam etmektedirler. Hâlbuki, kendilerinden zaman ve ilgi beklenen bu insanlar, yeterince çabalamış olduklarını düşünürler ve daha maç bitmeden dinlenmek için yere-çimlere uzanırlar. Gençler, hedeflerine hemen ulaşmak isterler; takım elbise giymenin, anlatacak aklı başında fikirleri olmasa da, diksiyon kurslarına gidip alfabedeki harfleri nasıl çıkaracaklarını öğrenmenin yeterli olduğunu düşünürler. İstedikleri şey, çıraklık yapmaksızın yükselmektir. Onlara güreşin onlar değil, ayı yorulunca biteceğini, hedeflerle veya hayatla pazarlık olmadığını anlatırsınız; ama anlamaları uzun zaman alır; benim ayıyla olan güreşim yine başlamıştır ve aslında aralıksız olarak sürmektedir.
Dürüst kalmaya çalışıyorsanız, hiç kimseyi manipüle etmek istemiyorsanız ve her zaman aradığınız şey, iki tarafın da farkındalık içinde ve adil bir şekilde yükün altına girdiği ilişkilerse, ayıyla güreş yine başlamıştır.Ama bu uzun karşılaşmadaki son durum şu:

Ne ben, ne de ayı güreşmekten yorulduk. O inatla, bense sabırla devam ediyoruz!
-----------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------

8 Aralık 2010 Çarşamba

“YENİDEN GENÇ OLSAYDIM, NELERİ FARKLI YAPARDIM?” ADLI SEMİNERİM



Uzun bir süre önce, “Yeniden Genç Olsaydım, Neleri farklı yapardım?” diye düşünmeye başladım. Aldığım notlar sonucunda ortaya 25 önemli madde çıktı. Bu 25 madde, her insanın hayatta bir vizyon, misyonunun ve başkalarına sunduğu değerlerin olması, yabancı dil öğrenmenin önemi, fırsat maliyeti teorisi, paranın kullanımı, ilişkilerin hangi niteliklere sahip olmaları gerektiği vs gibi konularla ilgili olarak belirdi.
Bu semineri vermiş olduğum bazı yerler
Bu semineri Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde, (yukardaki fotoğraf) bazı kurslarda ve derneklerde verdiğim zamanlarda, aldığım tepkiler benim yola devam etmem konusunda teşvik etti. bu türden bir seminere gerçekten ihtiyaç duyulduğunu anladım. Ayrıca benim de seminerci, yani sunumu yapan kişi olarak bu seminerden çok keyif aldığımı da söyleyebilirim.
Bu projeden neler bekliyorum
Ben bir projeyi hayata geçirirken, onun başarılı olacağı inancıyla ve bu başarının getireceği sonuçları da hesaba katarak işe başlamaya çalışırım. Çünkü bu sonuçlar her zaman pozitif olmazlar, pozitif olsalar da, sizin istediğiniz şeyler olmayabilirler. Çünkü her pozitif şey, sizin istediğiniz şeyler içinde yer almayabilir. Fakat bu seminer çalışmasının çoğu sonuçları bana pozitif görünüyor ve bu pozitif şeyler de benim gitmek istediğim yolla uyuşuyor.
Bu seminerin en özel yanı:
Herkes ve özellikle gençler yoğun bilgi akışı içinde boğulmaktadırlar. Kişilerin bu düzensiz görünen bilgi akışını kendi hayatları için verimli hâle getirmeleri gerekmektedir. Bu da iyi bir “çerçeveleme” ile mümkündür. Ben de, bu seminerim vasıtasıyla onlara bu konuda destek vermek istiyorum. İnsanlar, hayatta neleri daha çok önemsemeleri gerektiğini bilirlerse, işleri daha da kolaylaşacaktır. Dolayısıyla bu seminerler dizisi, çok ciddiye aldığım ve belki de beni en çok heyecanlandıran çalışmalarımdan birisi durumundadır.
Davetler bekliyorum
Normal seminer programı dışında, bu seminerin bilinirliğini artırmak içi, her ay 1 veya 2 kurum için ücretsiz seminer kontenjanı ayırdım. Bu arada da bu seminer konularını kitaplaştırma çalışmalarım sürecek; seminer içeriğini genişletilmiş olarak ve bir kitap formatında da sunma imkânım olacak umudundayım. Bununla birlikte “Hayatı Iskalama Lüksün Yok!” adlı kitabım da seminer sonrasında ve ikinci kitap öncesinde okunmasında büyük yarar olan bir kaynaktır. Ayrıca seminerlerim için bir sponsor arayışım da olacak. Zaman içinde seminerlerimi sadece İstanbul içinde değil, bütün Türkiye ve hatta yurt dışında Türkçe veya İngilizce olarak da sunma planlarım var. Ayrıca bir radyo programında bu konuları seslendirmek istiyorum. Daha önce, 5 yıl süreyle radyo programları yapmıştım; şu sıralarda da, dinleyenlere radyodan da seslenmeyi özlüyorum.
Beni “Yeniden Genç Olsaydım, Neleri Farklı Yapardım?” adlı seminerimle ilgili olarak beni davet etmek istediğiniz takdirde, talebinizi aşağıda verilmiş olan her iki email adresine birden göndermenizi tavsiye ediyorum.
Daha sonra gerekli bilgiler size ulaştırılacaktır.
-----------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------

5 Aralık 2010 Pazar

GELİŞMEK, PİŞMANLIKLARI VEYA HÜZÜNLERİ DE BERABERİNDE GETİRİR


Kendinizi geliştirmek istiyorsanız ve bu konuda aktif olarak çaba göstermeye başladıysanız, yeni pişmanlıkların da hayatınızın birer parçası olacaklarını daha baştan kabul etmenizi öneririm.

Gelişmek, hayatınızda yer alan bir şeyleri daha iyi yapma, daha iyi duyumsama veya daha iyi anlama yolunda ilerlemekse, bunları o denli iyi yapmamış veya yapamamış olduğunuz zamanlar da var demektir. Bu zamanları düşünüp üzülmek ve bazı konularda pişman olmak kuvvetle muhtemeldir.

Mesela ben arkadaşlarımı daha iyi anlamaya başladıysam, onları bu kadar iyi anlayamamış olduğum zamanlara dair muhasebeler ve devamında küçüklü büyüklü pişmanlıklar gelir. Çünkü onları iyi anlamamışsam, onlara karşı ihmallerim ve hatalarım olmuştur.

Mesela her gün eve gidip-geldiğiniz yolu değiştirdiğinizde, yeni ve güzel bir yer keşfederseniz, “neden bunu daha önce yapmadım?” sorusuyla kendinize sitem edebilirsiniz. Çünkü onca zamandır böylesi bir yerin varlığının farkında olmadan yaşamışsınızdır.

Pişmanlıklarınız büyük de olabilirler; bir konuda uzun bir zamandır aynı hatayı tekrar etmiş olduğunuzu farkedebilir ve bu sebeple üzülebilirsiniz. Bu hatanızın nesnesi bir insan, bir çok insan, bizzat kendiniz veya hem siz hem de başkası veya başkaları olabilir.

İnsana pişmanlık duygusu veren şey, daha iyi olmak değildir; insana pişmanlık duygusu veren şey, bazı konularda şimdiki kadar iyi olmadığı zamanlarda yapmış bulunduğu hatalardır. Fakat gelişme sürecini, yanında pişmanlıkları getirdiği için reddetmek, hataların tekrarını göze almak demektir.

Ve bu yapacağınız en büyük hata olur.

Çoğu insanın okumaktan, dinlemekten veya bir şekilde öğrenmekten kaçınmalarının sebebi budur; yani muhasebe ve pişmanlıklardan uzak bir şekilde mutlu ve mesut yaşayıp gitmek isterler. Hâlbuki böylesi bir tavır, çözüm değildir.

Gelişme sürecinin içinde, acı muhasebeler, derin hüzünler ve acıtan pişmanlıklar olabilir. Ama siz yine de bunlara aldırmayın ve öğrenmeye devam edin. Bu, size bazı pişmanlıkları armağan eden bir süreç de olsa, hayatı daha iyi duyumsamak, daha verimli yaşamak ve daha iyi bir insan olmak için çaba gösterin. Çünkü pişmanlıklar da insanı arındırır ve olgunlaştırır.

Bir insanın pişmanlıkları yoksa, iki ihtimal vardır: Ya hiç hata yapmamıştır veya aslında hatalarının farkında değildir. Hiç kimsenin hata yapmaması mümkün olmadığına göre, geriye ikinci şık kalıyor.

Bir hatanın farkında olup onu tekrarlamaktan kaçınmak mı daha iyidir yoksa size veya başkalarına zarar veren hataları yapmaya devam etmek mi?

Bence bu sorunun cevabı çok açık. Ne dersiniz?
-----------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------

22 Kasım 2010 Pazartesi

“YENİDEN GENÇ OLSAYDIM, NELERİ FARKLI YAPARDIM?” ADLI SEMİNERİM



Uzun bir süre önce, “Yeniden Genç Olsaydım, Neleri farklı yapardım?” diye düşünmeye başladım. Aldığım notlar sonucunda ortaya 25 önemli madde çıktı. Bu 25 madde, her insanın hayatta bir vizyon, misyonunun ve başkalarına sunduğu değerlerin olması, yabancı dil öğrenmenin önemi, fırsat maliyeti teorisi, paranın kullanımı, ilişkilerin hangi niteliklere sahip olmaları gerektiği vs gibi konularla ilgili olarak belirdi.
Bu semineri vermiş olduğum bazı yerler
Bu semineri Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde, (yukardaki fotoğraf) bazı kurslarda ve derneklerde verdiğim zamanlarda, aldığım tepkiler benim yola devam etmem konusunda teşvik etti. bu türden bir seminere gerçekten ihtiyaç duyulduğunu anladım. Ayrıca benim de seminerci, yani sunumu yapan kişi olarak bu seminerden çok keyif aldığımı da söyleyebilirim.
Bu projeden neler bekliyorum
Ben bir projeyi hayata geçirirken, onun başarılı olacağı inancıyla ve bu başarının getireceği sonuçları da hesaba katarak işe başlamaya çalışırım. Çünkü bu sonuçlar her zaman pozitif olmazlar, pozitif olsalar da, sizin istediğiniz şeyler olmayabilirler. Çünkü her pozitif şey, sizin istediğiniz şeyler içinde yer almayabilir. Fakat bu seminer çalışmasının çoğu sonuçları bana pozitif görünüyor ve bu pozitif şeyler de benim gitmek istediğim yolla uyuşuyor.
Bu seminerin en özel yanı:
Herkes ve özellikle gençler yoğun bilgi akışı içinde boğulmaktadırlar. Kişilerin bu düzensiz görünen bilgi akışını kendi hayatları için verimli hâle getirmeleri gerekmektedir. Bu da iyi bir “çerçeveleme” ile mümkündür. Ben de, bu seminerim vasıtasıyla onlara bu konuda destek vermek istiyorum. İnsanlar, hayatta neleri daha çok önemsemeleri gerektiğini bilirlerse, işleri daha da kolaylaşacaktır. Dolayısıyla bu seminerler dizisi, çok ciddiye aldığım ve belki de beni en çok heyecanlandıran çalışmalarımdan birisi durumundadır.
Davetler bekliyorum
Normal seminer programı dışında, bu seminerin bilinirliğini artırmak içi, her ay 1 veya 2 kurum için ücretsiz seminer kontenjanı ayırdım. Bu arada da bu seminer konularını kitaplaştırma çalışmalarım sürecek; seminer içeriğini genişletilmiş olarak ve bir kitap formatında da sunma imkânım olacak umudundayım. Bununla birlikte “Hayatı Iskalama Lüksün Yok!” adlı kitabım da seminer sonrasında ve ikinci kitap öncesinde okunmasında büyük yarar olan bir kaynaktır. Ayrıca seminerlerim için bir sponsor arayışım da olacak. Zaman içinde seminerlerimi sadece İstanbul içinde değil, bütün Türkiye ve hatta yurt dışında Türkçe veya İngilizce olarak da sunma planlarım var. Ayrıca bir radyo programında bu konuları seslendirmek istiyorum. Daha önce, 5 yıl süreyle radyo programları yapmıştım; şu sıralarda da, dinleyenlere radyodan da seslenmeyi özlüyorum.
Beni “Yeniden Genç Olsaydım, Neleri Farklı Yapardım?” adlı seminerimle ilgili olarak beni davet etmek istediğiniz takdirde, talebinizi aşağıda verilmiş olan her iki email adresine birden göndermenizi tavsiye ediyorum.
Daha sonra gerekli bilgiler size ulaştırılacaktır.
-----------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------

18 Kasım 2010 Perşembe

İnsan kendisi için iyi şeyler yaparsa övgüyü hak eder mi?


Potansiyelini negatif şeylerde kullanmak yerine, pozitif şeylerde kullanan herkes takdiri ve övgüyü hak eder. Bir çok insanın, eğitimcilerin ve özellikle anne-babaların göz ardı ettikleir önemli konulardan birisi de budur.
İnsanın kendisi için iyi şeyler yaptığında takdir görmesi durumu büyük dinlerde de vardır. Sözgelimi, müslümanlar oruç tutuyorlar; Oruç tutmanın kişinin kendisine ve topluma dönük bir sürü yararı olduğu anlatılıyor. Ama oruç tutmanın sevabı da var. Yani kendiniz için iyi bir şey yaptığınız bir konuda size ayrıca sevap veriliyor. Mesela kişinin onu tüketebilecek olan kötü bir zaafa karşı direnmesi hâlinde, farkında olmadan manevî mesafeler alabileceği gibi bir takım teşvik edici bildirimler vardır. Aslında kendisini zararlı bir şeyden korumakla birlikte, ayrıca ve sanki “bonus” olarak manevî dereceler de kazanmaktadır.

Biz yetişkinler, etrafımızdaki kişilerin negatif potansiyellerini görmüyor ve çok küçük şeyler için sevdiklerimizi üzüyoruz. Negatif potansiyel derken kast ettiğim şey, aslında sahip olduğumuz potansiyeldir. Yani ayrıca negatif bir potansiyelden söz etmiyorum. Var olan, ama hem pozitif hem de negatif anlamda kullanılabilecek olan potansiyelimizden söz ediyorum. Sözgelimi insan ilişkileri çok iyi olan birisi, insanları etkileme becerisini çevresindeki kişileri iyi şeyler yapmaya teşvik etmek için kullanabildiği gibi, yine aynı becerisini onları manuple edip yanlış şeyler yaptırmak için de kullanabilir.

Nedense bir insanın sahip olduğu potansiyelini negatif anlamda da kullanabileceğini unutuyor ve bu durumu ancak ortaya çıktığında anlayabiliyoruz. Belki de bu yüzden bir süre “yaramazlık” yapıp sonradan düzelmiş kişileri daha çok seviyoruz. Bir gün bir öğrencime dedim ki: “Sen efendi bir çocuksun, ama baban küçük kusurlarını sorun yapıyor. Kaldı ki gençsin ve bunlar olur. Sözgelimi sen bir hafta serserilik yapsan, senin düzelmen için herşeyi yapar. Kumar borcun olsa öder, karakola düşsen gelir çıkarır vs. vs. Ama senin sahip olduğun, kullanmadığın ve kullanmaya da niyetin olmayan negatif potansiyeli görmüyor. Dilerim bu konuda çok geç kalmaz.”

Bir insan potansiyelini hem iyi hem de de kötü şeyler için kullanabilir. Dolayısıyla bir insan kendisi için iyi bir şey yaptığında onu över ve takdir ederim. Hele onun aslında ve negatif anlamda neler yapabileceğini iyi biliyorsam, takdirlerim ve övgülerim daha fazla olur. Elbette ve öncelikle, kendisi için iyi bir şey yaptığını ve en başta kendisinin kazançlı olacağını söylerim. Ama onun kazancı da bizim kazancımızdır. Bir insanın kendisi için iyi bir şeyler yapması, sözgelimi yabancı dil öğrenmesi, sporla ilgilenmesi, bazı becerilerini geliştirmesi vs hepimiz için ve toplam kalite adına iyidir. Bir de o kişi veya kişilerle akrabalık, duygusal vs bağımız varsa, onun kendisi için iyi şeyler yapması bizi de mutlu eder.

Dolayısıyla başkalarını suistimal etmeden ve “kullanmaya” kalkmadan kendi güzel hedefleri için çalışan herkesi takdir ediyorum, tebrik ediyorum.
-----------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------