23 Ekim 2009 Cuma

Geziyorum...

Şimdilik Kapadokya'dayım
Ne yaparsam yapayım, bedenim ve beynim bi kere direnişe geçmişti... İçimden ne yazmak ne bir şeyler üretmek geliyordu. Benden projelerine katılım ve fikir bekleyen arkadaşlarıma "olabilir, aaa güzel olur, hatta süper bile olabilir!" deyip bir şeyler üretmek üzere masaya oturduktan sonra, önümdeki kâğıtlara veya bilgisayara donuk gözlerle bakmaya başladığımın farkına vardım. Bunu bir kaç ay boyunca yaşayınca, kendime dedim ki: "Sen bi git dolaş Savaş'çım! Kendine gelirsin!" Kul sıkılmayınca Hızır yetişmezmiş! Amerika'da yaşamakta olan Hakan Berberoğlu: "Hocam on kişilik bir grupla geliyorum, takılın bize" deyince kendimi kaybedip: "Tamam, Hakancım, al götür beni buralardan!" demişim! Derken önce İstanbul'da 2 gün dolaşıp, onları İzmir'e yolcu ettim; ben gidemedim çünkü uçakta yer bulunamadı. Ertesi sabah onlarla Sabiha Gökçen Havaalanında nuluştuk ve ver elini Kayseri! Oradan da Nevşehir'e-Kapadokya'ya geçtik. Bi güzel dolaştık. Grubumuzda Amerika'da bulunan Zerdüşt dini mensuplarının lideri olan bir beyefendi ve eşi, 120 kilisenin yönetim sorumlusu olan bir beyefendi, bir Televizyon program yapımcısı bayan, Türkiye aşığı bir Musevî vatandaş (Telefonunda Hafız Burhan'dan gazeller var!) ve eşi, iki Amerikalı müslüman, öğrenciler, bayan bir rahip var! Kahvaltılarda, yemeklerde veya çay sohbetleri sırasındaki sohbetler inanılmaz güzel ve fikren besleyici! Konya, Şanlı Urfa ve Mardin sonraki duraklarımız. Amacımız Türkiye ile bilgilerini ve sempatilerini tazelemek. Yöntemse olduğumuz gibi davranmak... Yani ev sahipliği yapmak...
Burda Herşey Oyma!
Kaldığımız otel de kayalıklara oyulmuş bir binaydı. Görünüşü çok güzel. Ama aydınlık odalara alışıksanız veya ışık gören odaları seviyorsanız, size göre değil. Hele erken kalkmak istiyorsanız, sabah güneşine güvenmeyin! Zira güneş size ulaşamaz! Odaların kapıları ve pencereleri içerdeki bir koridora bakıyor, doğrudan dışarı bakmıyor!


Otelin gece görüntüsü:








Gezinin devamında:
Konya'da Mevlana Müzesini, Şems-i Tebrizi Camiini ziyaret ettik ve Konya Kültür Merkezinde Mevlevîlerin Semahını seyrettik. Daha sonra Şanlı Urfa'ya geçip, Balıklı Gölü, Halil-ul Rahman Camiini ve Tarihî Kapalı Çarşıyı ziyaret ettik. Ardından Mardin'e geçtik; Melikşah Ulu Camiini, Kasımiye Medresesini, Kırklar Kilisesini ve Deyruzzefaran Manastırını ziyaret ettik. Mardin Süryani Kilisesi Başrahibiyle çay sohbeti yaptık ve akşam yemeğinde de Mardin Valisinin misafiri olduk. İstanbul'da 3 gün dolaştık, tarihî yerlerin yanısıra, Neva Şalom Sinagogunu ziyaret ettik ve Hahambaşıyla çay sohbetinde buluştuk.

Ve sayamadığım daha bir sürü güzel ziyaretler, buluşmalar ve her ilde bizi misafir eden aileler.

Fotoğraflar daha sonra gelecek.... 

-----------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder