30 Mart 2016 Çarşamba

SOSYAL MEDYADA YAZMAK BUZDA YÜRÜMEKTİR!


Davranışları iyi olan birisinin niyetini okumaya çalışmam, ama sosyal medyada ters bir şey paylaşan birisinin niyetini pozitif yönde okumaya çalışırım. İnsanların büyük bir kısmı acele ederek, aslında kafasında olmayan bir şeyi yazıya dökmüş oluyor veya alıntı yaptığı yer konunun bir kısmını alıntılamış oluyor. Kişiyi ikaz etmek lazım. Hemen alıp-paylaşmak, ters yorumlar yazmamak lazım.

Bir insan adına ileti paylaşılıyor. Sonra başkaları da paylaşıyor. Sözü geçen şahıs o iletiyi paylaşacak kafa yapısında olsa bile, eğer onun adına bir yalansa, sorumlu olursunuz. 3 elma çalmış birisini "4 elma çaldı" diye dava ederseniz, iftira olur. 3 elma çaldıysa 3 elmadır. 4. elmayı uyduramazsın.

Sevmediğin veya bir şeylerini onaylamadığın kişi adına asılsız ileti paylaşırsan, sorumluluğun azalmaz. Söz gelimi onları "ahlaksız" diye nitelerken, sen de ahlaksız olmaya başlarsın. İnsanlar, yan yana akan dereler gibi, dikkat etmezlerse birbirlerine karışır, birbirlerine benzerler.



Alemciyle çay içerim, sohbet ederim, ama onun kalbini kazanmak için onunla birlikte aleme gitmem. Yoksa ona benzerim.

Suça erişim kolaylığı dünyada mesela hapishanelerde yer olmamasından dolayı nispeten hafif suçlarda hapis cezası getirmeyebilir. Lakin öbür tarafı bilemem.

Alıntı yapmak sizi sorumlu kılar. Yani "ben sadece alıntı yaptım" diyemezsiniz. Yaptığınız alıntıları veya başkalarına ait olup da sizin de paylaştığınız iletilerin sıhhatini-sağlamlık derecesini kontrol edin. Sorumlusunuz. Paylaşmanın kolay bir işlem olması, sorumluluğu azaltmaz, aksine başınızı özellikle manevi anlamda büyük belaya sokar. Unutmayın muhasebeci için de para çalmak nispeten kolaydır, fakat bu durum para çalarsa, ceza almasını engellemez.

Sosyal medya, hatalarınızı da sevaplarınızı da çoğaltan bir teksir, bir fotokopi makinesidir. İki tarafı keskin bir bıçaktır. Burda yazmak bıçak sırtında yürümektir. Paylaştığınız bir ileti duruma göre yüzlerce, binlerce, on binlerce insanın dimağında iz bırakıyor. Bunun sonuçları var ve sorumluyuz.
------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------


KADIN ERKEK ARKADAŞLIĞI, LEYLA, AHMET VE KAVRAMLAR



İngilizce derslerimde gerilimi pozitif anlamda artırmak için, kimi zaman öğrencilerime değişik sorular sorarım. Meselâ olara İngilizce olarak “kadınlar ve erkekler arkadaş olabilirler mi?” sorusunu yöneltirim. Sınıftaki öğrencilerin çoğu “elbette” diye cevap verirler. Bu sefer ben de ikinci soruyu sorarım: “Eşiniz her Salı sabahı Ahmet veya Leyla ile kahvaltı etmek istediğiniz söylerse, ne dersiniz?” derim. Bu sefer ortalık gerilir. Özellikle bayan öğrenciler “valla cırmalarım!” türünden şeyler söylerler!... Yazının bütününe ulaşmak için lütfen bu satırları tıklayınız.
------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------


27 Mart 2016 Pazar

SOSYAL MEDYA NOTLARIMDAN 0005

Geçen gün bir garibandan kâğıt mendil alıp, ona fazladan para verecektim. Fotoğrafımızı çekecek birisini bulamayınca, vazgeçtim. Devir imaj devri hacı.

Son günlerde dinlediğim seminerler, dünyadaki sorunların Doğu-Batı düşmanlığına dayanan söylemlerle çözülemeyeceklerini, bunları çözmenin çok ciddî, incelikli planlamalar, stratejiler, çokça sabır, emek ve dua gerektirdiğini bana yeniden gösterdi.

Az önce ofise gelirken, iki kere midem kasıldı. Hastahaneye gitmeyi düşündüm. Teskin edici bir ilaç almak da istemiyorum. Olup-bitenlere ilgisiz kalmaya, fikrimi dağıtmaya ve kendimi toparlamaya çalışıyorum, ama ruhumun, aklımın içerden tekmelediği bedenim isyan ediyor.

"Her yerde sıra sıra bombalar patlıyordu, biz aldırmıyorduk. Ta ki sıra bize gelene kadar." Bir Suriyeli

"Her yerde sıra sıra bombalar patlıyordu, biz selfie çekiyorduk. Ta ki sıra bize gelene kadar." Bir Türkiyeli


Herhangi bir terörist saldırı sırasında vefat edenlere "bizden değiller, gitsinler" diye sevinenler, bulunduklarını iddia ettikleri tarafın hastalıklı yüz karalarıdır. Hangi dinden, ideolojiden veya fikriyattan olduklarını iddia ettikleri önemli değildir. Bunlar farklı çevrelerden olsalar da, benzer sorunlara sahip rahatsız insanlardır. Hastalıklı bir zihinleri ve düşünce yapıları ve akaidleri vardır. Bu zavallılar, terörün hiç kimseye hizmet etmediğini ve veya herhangi bir hayır getirmediğini bilemiyorlar. Allah bu insan müsveddelerini ıslah etsin: Amin.

"Spy Game" adlı filmi 4. defa seyrediyorum. Böyle bir filmde, 5 saniye sokakta geçen adamı canlandırsam, ömür boyu övünürdüm. Çünkü: Eski kuşaktan efsane bir oyuncu ile yeni kuşaktan efsane bir oyuncu aynı filmde. 2. Film, bir ustanın çırağı için ne yapabileceğini anlatıyor. 3. Film, gerçekten seven bir erkeğin sevdiği kadın için ne yapabileceğini anlatıyor. Müzik, senaryo, oyunculuk... Bunlar ayrı bir derinlikte.

"Hiç bir menfaat gözetmeksizin yaşama" kültürü yanlış anlaşılıyor. Bir kere bunun nasihatini yapanların harbi fedakâr olmaları lazım. Fedakâr iseler, samimîdirler. Öyle değillerse, bu söylemin ardında manipülasyon var demektir. Birileri habire zengin olur, yükselir, diğerleri de sürünür.
------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------

SOSYAL MEDYA NOTLARIMDAN ... 0004



Medyadan en son aldığım bilgilere göre Taksim katliamından IŞİD sorumlu. Lâkin IŞİD terörü revaç bulmadı. Aynı davranış kalıbı, aynı zulmet, aynı ızdırap. Lâkin bakıyorum sosyal medyaya içeriği aynı, fakat markası farklı diye IŞİD'i protesto etmekte tereddüt edenler var ya da bana öyle geliyor. Dilerim bana öyle gelmiştir. Yoksa bu ahlaki ve ilkesel anlamda iflasın dışa vurumudur, pespayeliktir, rezilliktir.

"Katliamda İsrailliler öldü" diye sevinenler var. Kendi ülkesindeki bir katliamdan böylesi bir sevinci çıkarabilen kişileri, "yeşildir, içinden vitamin çıkar" diye ikna edip merada otlatmaya götürebilirsin.

Bir lokantacı bana "burada herkes misafirimizdir, kapıdan girene yan gözle bakılmasına izin vermeyiz" hocam demişti. Şu lokantacının bakış açısını, biz de bu ülkede dolaşan her turiste, misafire karşı beslemek zorundayız.


IŞİD, samimi Müslümanların ulaşamadığı, onarmakta geç kaldığı, batıdan, doğudan hüzünlü, parçalanmış, kalpleri kırık ve öfkeli insanlara sanal bir idealizm hediye eden bir yapıdır. Bu insanlar, paramparça olmuş hayatlarını güya terörizmle onaracaklar. Eyvah eyvah.

Evinize sızan kanalizasyon suyuna "Müslüman mahallesinden geliyor" diye tahammül eder misiniz? Teröristlerin de sahip olduklarını iddia ettikleri aidiyetleri önemli değildir. Terör, pisliktir. necistir. Önce onu hemen temizlersin, sonra da onu oluşturan kaynakları ıslah edersin.

"Bir zamanlar diriydi" diye cenazeyi yanında gezdiremezsin. Bazı insanlar, ruhen yaşayan ölüye dönmüşler besbelli. İnsanî ve ahlakî sınavlarda virajı alamadılar, döküldüler. Gerçek bu.

Fakirler, güvercinlere simit atarlar; ben lahmacun atmayı tercih ederim.

Sinirlendiği kişiyi sözle ikaz eden, fakirdir. Zengin adam, direk tekme-tokat girer.

Otobüste yaşlıya yer veren fakirlerdir. Zengin, yaşlı kişiyi otobüsten indirir. Onu eve taksiyle gönderir.

"Onlar bizden değil" diye insanları programladığın zaman, artık onlardan olmayan hiç kimseyi dinlemezler. "tamam, bunlar bizden değiller, lâkin hiç mi doğru söylemezler? Bir bakayım" diyecek bilişsel idrak düzeyi de yoksa, sen elli tane delil getirsen aldırmazlar. "Mahalle yanıyor" desen gülüp-geçerler. Asıl senden olmayanları dinleyeceksin. "Ne derlerse kabul edeceksin" demiyorum. Fakat dinleyeceksin, tartacaksın. İstisnasız her konuda doğrunun sende olduğunu düşünmek felaket bir yanlış.

Öğretmenler, insanların cehaletini gidererek ekmek yerler. Fakat insanların cahil kalmalarını sağlayarak ekmek yemek... İşte bunlar ahirette ne yaparlar bilmem.


Bazı hocalara cinsel konularda konuşmayı yasaklayın arkadaş. Bunlar konuyu ele almıyor, mıncıklayıp, murdar ediyorlar. Çoluk-çocuk, Noel Baba yüzünden değil, bunlar yüzünden yoldan çıkacak.


Bir hocanın cinsel mevzulardaki konuşmalarını, içinde hiç bir yanlış şey olmasa bile, halka açık yayınlamak pedagojiye, psikolojiye, İslam adabına uygun değil. Adam veya kadın o konuşmayı yetişkinlerin olduğu bir yerde yapmış. Sen kalkıp Youtube'a koyuyorsun.

------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------


SOSYAL MEDYA NOTLARIMDAN SEÇMELER 0004




Sahte ilaç yapanları ortaya çıkarmayı takdir ediyoruz. Manevî veya düşünsel hayatımız konusunda sağlıksız reçeteler veren hocaları da ayıplarım arkadaş.

Ben en çok "siyasetten anlamam, siyasetle ilgilenmem" diyen insanların seçim zamanları adres göstermelerine bayılıyorum! Yahu kardeşim, senin gösterdiğin adres doğru olsa bile nasıl güvenelim?


Eşinizin kıymetini bilin. Kendisi için o kadar seçeneği reddettiğiniz-vaz geçtiğiniz birisine zaten sahip olduğu değerden başka, ayrıca değer atfetmeniz lazım.


Hayatta her tekrar sıkıcı değildir. Meselâ her akşam aynı kadının size kapıyı açması.


Evlilik aşkı öldürmez, evliliğe bakış tarzı aşkı öldürür.


Ben evli olmayı seviyorum. Meselâ akşamları beni seven birisinin bana çay yapması güzel.


En çok sevdiklerimizden çalarız. Aileme ayırmam gereken zamandan çalmasam bunca şeyi nasıl yazayım?


Evli erkekler farklıdır. Çünkü hayatlarında yıllardır onları yontmuş olan bir kadın vardır. 


Kadın yuvayla ilgili olarak nerdeyse her işi yapar, erkeğe adam olmak kalır. Duruma bakılırsa, onda da zorlanıyoruz.


Annelerine kıymet verirsen, çocukları, çocuklarına kıymet verirsen, anneleri mutlu olur.


4 parti başkanı bir arada bomba patlayan yere gelip-taziye sunamıyor, olay mahalline birlikte karanfil bırakamıyor. Biz de "Paris'e geldiniz, bize niye gelmediniz?" diye Avrupa'ya hesap soruyoruz. Yahu kardeşim, at binicisine göre kişner.


Hayatta beni çocukça sevindiren şeylerden ikisi: Birincisi cebimde kalmış ve unutmuş olduğum parayı parasız zamanda bulmak. İkincisi de telefonun çalma listesinde olduğunu unutmuş olduğum güzel bir şarkıyı yeniden keşfetmek.


Benim yaşımda her kadında, onu sevmeye değer kılan en az iki şey görürsün veya gördüğünü zannedersin. Onun yanındaki veya müstakbel yoldaşının da bunları keşfetmiş olduğunu - keşfedeceğini umarsın.


The Score adlı filmde Robert De Niro'nun canlandırdığı Nick Wells adlı karakterin Edward Norton'un canlandırdığı Jack Teller adlı karaktere önerisi: "Hırs, hırsızı bitirir. Büyük çalma peşindesin. kolay yakalanırsın, hoş görmezler ve hayatın biter."


Okumaz, araştırmaz, Osmanlı "evladıdır", ama Fatih Sultan Mehmet'in kaç tane yabancı dil bildiğinden haberi yoktur ve "gavurca" diye yabancı dil öğrenmez vs., lâkin "vatanseverlik" deyince orda dur! Bunlardan vatanseveri yoktur. Bunlar vatanı sevmesinler kardeşim, yanlış sever, severken incitir-hırpalar, sefil ederler!


Bizler, sevgilerin de sağlıksız, hastalıklı ve sapkın olabileceklerini anlamalıyız. İnsanın sevgisini ifade tarzı, doğduğu andan itibaren gönlünde ve zihninde inşa olmuş bulunan sevgi haritasına göre şekillenir. Bu harita sağlıksız ise, sevgisini gösterme tarzı da sağlıksız olur.


Karısını döven adam da karısını seviyor olabilir Şaka yapmıyorum. Sevgi haritası sevdiklerini kıskanmak, incitmek üzere şekillenmiştir ve o da öyle seviyor.


Hayatında şiir, sinema, roman, hikâye, fikir insanları yoksa, insan ölümüne sever. Sevgisi hayatı beslemez. Sevdiğini kanıtlamak için incitmek, incinmek, ölmek, öldürmek zorundadır. Gider, sevgisini kanıtlaması için, ondan incitmesini, incinmesini talep edenlere tutulur. Aklı, gönlü başka türlü sevmeye yetmez.

"Ya benimsin ya kara toprağın" diyor. Niye la? Allah bir sürü seçenek vermiş, sen kimsin de, Allah'ın verdiği onca seçeneği sınırlıyorsun- daraltıyorsun şuursuz?


Suçlular, bütün mevzuatı değilse de, kendi icraatlarıyla ilgili mevzuatı iyi bilirler. Meselâ bir kapkaççı niye çantayı kapıp-kaçar? Çünkü mağduru bir adım zorla yürütse, suçuna adam kaçırma da eklenir. Mağdurun çantasını almak için, onu tehdit etse, suçuna gasp da eklenir. Mağduru itip-kaksa suçuna darp da eklenir. Bu sebeplerden dolayı, kapkaççı çantayı kapar ve kaçar. Yani uluslararası "ince" işlerin içinde olan birisi, bu zamanda ABD'ye gezmeye gitmez.



Suç filmlerini çok seyrederim. Şiddet, kan görmek için değil elbette. Bu tür filmlerde insan ilişkileri, ihtirasları, zaafları, kırılma noktaları vs. gibi şeyler ister-istemez ele alınır. Şiddete dahil olmayan, otorite tarafından subjektif bir şekilde suçlu ilan edilmiş İdealist dava insanları hariç, para, ikbal, şöhret, itibar vs. için suça bulaşmış kişilerden zor zamanda birbirini ele vermeyen nadirdir. Ceza indirimi vs. gibi vaatler bunda etkilidir. Benim dizi filmlerden-belgesellerden edindiğim fikir bu.

------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------


SOSYAL MEDYADA NOTLARIMDAN SEÇMELER... 0003





Seviyesiz veya ahlaksız düzeyde protesto iletileri paylaşanları onlara haber vermeksizin listemden çıkarıyorum. Bunlar, muhataplarının yüzdüğü pis havuza başka köşesinden giriyorlar. Pis havuza neresinden girersen gir, aynı yerdesin. Kimi protesto ettikleri hiç önemli değil.

Bir zamanlar radyo programları yapardım. Kimi dinleyenler, yayın dışında radyoyu ararlar ve bana küfrederlerdi. Ama öyle böyle değil, sağlam küfrederlerdi. Ben ise "söyleyecekleriniz bittiyse telefonu kapatayım, yoksa devam edin" derdim. Bunun üzerine şaşırır, telefonu kapatırlardı. Muhatabımın benim tepkilerim üzerindeki etkisi bir yere kadar olur. Ondan fazlası, ona değil, kendi kimliğime - geçmişime isyandır.


Çinli vatandaşa Çince konuşmak zor gelmez. Onun dili o, çocukluğundan beri onu öğrenmiş. Teşbihte hata olmasın, kimilerine de kavga etmek zor gelmez. "Niye masaya oturup insan gibi konuşmaz? Daha kolay değil mi?" diye sorarsın. Hayır, daha kolay değil, çünkü onun iletişim dili kavga, onu öğrenmiş, yıllardır kullanmış.


Bir gün bir kahve sahibine "abi niye bütün gün burdasın? Dükkânın, kirada evlerin var. Burası Üsküdar, güzel yer. Al yengeyi sahile git. Elemanların var, dükkâna bakarlar" Bana dedi ki "hocam, ben tombalacılıktan buralara geldim. gezmeyi-tozmayı bilmem. ayrılamam köşemden."


Uzaklardan gelen yabancı misafirlerimiz var. Onları evimizde Türk mutfağı marifetiyle esir alıp, Türkiye lehine lobi faaliyetleri yapacağız. Bir insanın, bir ailenin etkisini, emeğini küçümsemeyin. "Kelebek Etkisi" diye bir şey varken, yani. Yabancı dil öğrenin... diyorum. Ben kime diyorum? smile ifade simgesi Görüşmek üzere.

------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------